Contact

When the Weather is Fine

Rutin Nimettir

''Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm.'' Peyami Safa/Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Bu aralar rutine şükretmenin, sağlığın kıymetini bilmenin üzerine düşünüyorum. Rutin aslında en büyük nimetlerden biri. Yoğun bakım kapısında beklediğin biri yok, gecelerin dayanılmaz ağrılarla geçmiyor, kendi suyunu içebiliyor, yemeğini yiyebiliyorsun, geçim derdin, borcun yok,zihnini kemiren büyük fırtınaların yok. Sadece biraz hayal kırıklıkların var biliyorum. Ama zaten yaşamak da böyle bir şey değil mi? İnsansın tutunacak dal arıyorsun bazen doğru bahçelerde bazen de yanlış. Kırıla kırıla o yanlış bahçeye bir daha adım atmamayı öğreniyorsun. Hatta bazen hayat seni öyle bir noktaya getiriyor ki doğru bahçeymiş yanlış bahçeymiş bir önemi kalmıyor. Dal da bahçe de kendin oluyorsun. O noktada birden her şey anlamını yitiriyor. Bir bakmışsın eski hırsların yok, eski aceleciğin yok, kendini kanıtlama derdin yok, kendini kabul ettirme derdin yok. Orda bir dinginlik başlıyor. Sadece kendin olabildiğin yerlerde, kendin olabildiğin insanlarla kalıyorsun. Sana -mış gibi yapmak zorunda hissettirmeyen insanlarla. Bir süredir hayat biraz griydi benim için biraz tozların üstünü silip rengi parlatmaya kalksam daha büyük bir toz bulutu gelip üstünü örtüyor gibiydi. Hayat akıp gidiyor ve ben bir pencere arkasından izliyormuşum gibi. Sonra durup anlamaya çalıştım; bu griliğin anlattığı birşeyler vardı. En başta gri diye bir renk olduğunu öğrendim. Hayatı saf beyaz ya da saf siyah olarak ayırmamak gerektiğini öğrendim. Her iyinin içinde bir kötü, her kötünün içinde bir iyi vardı ve her şerde bir hayır, her hayırda da bir şer. Gri aslında diğer renklerin bir dinlenme haliydi. Bir süre sonra parlatmaktan vazgeçtim ve olduğu gibi kabullendim. Gri ve rutin kelimeleri aklıma Ankara' yı getiriyor. Hayatımın hem en kötü hem de en güzel zamanları idi. Zor zamanlar geçirdim fakat güzel insanlar ile..Gökyüzüne daha çok baktığım, kuşları, ağaçları merak ettiğim, oturup gerçekten odaklanarak resim yapabildiğim günler. Tanıştığım her yeni kişiye acaba bana ne zarar verecek diye değil acaba bana ne katacak diye bakabildiğim günler. Belki de asıl mucize; o sıradan rutinin içinde gökyüzüne bakacak vakti, bir kuşun cıvıldayışını merak edecek dinginliği bulabilmekmiş. Şükretmeyi, dua etmeyi ve gökyüzüne bakmayı ihmal etme. Huzurlu geceler, sabahlar ve günler.